|
Tweet |
DİŞ SAĞLIĞINDA BÜYÜK UÇURUM
Raporda, Türkiye’de kişi başı hekim başvuru sayısının son 10 yılda yüzde 48 artarak 12,2 seviyesine ulaştığı, buna karşın diş hekimi başvurularının yalnızca 0,5’ten 0,7’ye yükseldiği belirtildi. OECD ortalamalarının çok altında kalan bu tablo, ağız ve diş sağlığı hizmetlerine erişimde ciddi bir boşluk olduğunu ortaya koydu. Platform, bu durumun ilerleyen yıllarda daha ağır ve maliyetli sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
KAMUDA DİŞ HEKİMİ YETERSİZ
Türkiye genelinde 50 bini aşkın diş hekiminin görev yaptığına dikkat çekilen raporda, Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatında yalnızca 38 diş hekiminin bulunmasının dikkat çekici bir dengesizlik olduğu ifade edildi. Bu durumun hem hizmet kalitesini düşürdüğü hem de meslek haklarının savunulmasını zorlaştırdığı vurgulandı.
RANDEVU KRİZİ DERİNLEŞİYOR
2024 yılında diş hekimliği randevularının 22 milyonu aşmasına rağmen, kamudaki hekim sayısının yetersizliği nedeniyle vatandaşların randevu bulmakta zorlandığı belirtildi. Özellikle büyük şehirlerde bir diş ünitesine düşen nüfusun 10 bine kadar çıkması, sistemdeki yoğunluğu daha da artırıyor.
ÇÜRÜK ORANLARI ALARM VERİYOR
Platformun dikkat çektiği en çarpıcı verilerden biri ise toplumdaki diş çürüğü oranları oldu. Çocuk ve gençlerde yüzde 90’lara, ileri yaşlarda ise yüzde 99’a ulaşan çürük oranlarının, Türkiye’de koruyucu diş sağlığı hizmetlerinin yetersiz kaldığını açıkça ortaya koyduğu ifade edildi.
YATIRIMLAR YETERSİZ, ÖZEL SEKTÖR AĞIRLIKTA
Ağız ve diş sağlığı yatırımlarının genel sağlık yatırımları içindeki payının oldukça düşük kaldığına dikkat çekilen raporda, 614 milyar TL’lik sağlık yatırımı içinde diş sağlığına ayrılan payın yalnızca 16 milyar TL seviyesinde olduğu belirtildi. Mevcut diş ünitlerinin büyük bölümünün özel sektörde olması ise kamusal hizmetin sınırlı kaldığını gösteriyor.
ATAMA SORUNU VE BEYİN GÖÇÜ
2026 yılı atama takviminde diş hekimlerine ayrılan kadroların yetersiz kaldığına işaret edilen raporda, binlerce başvuruya rağmen sınırlı sayıda kadro açılmasının sorunu derinleştirdiği ifade edildi. Ayrıca yurt dışına gitmek isteyen diş hekimi sayısındaki artışın, sektörde ciddi bir beyin göçü riski oluşturduğu vurgulandı.
ŞEHİR HASTANELERİNDE BÜYÜK EKSİKLİK
Türkiye’deki 25 şehir hastanesinin yalnızca 7’sinde diş kliniği bulunması, mevcut altyapının etkin kullanılmadığını ortaya koyarken; atıl alanların diş kliniklerine dönüştürülmesi önerisi raporda öne çıkan çözüm başlıkları arasında yer aldı.
“BU SİSTEM SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL”
Diş Hekimleri Dayanışma Platformu yetkilileri, mevcut tablonun sürdürülebilir olmadığını belirterek şu çağrıyı yaptı:
“Artan talebe rağmen yetersiz kadro, düşük yatırım ve zayıf altyapı ile bu sistemin ayakta kalması mümkün değildir. Ağız ve diş sağlığı, genel sağlığın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle acil bir eylem planı oluşturulmalı; atamalar artırılmalı, yatırımlar güçlendirilmeli ve koruyucu sağlık hizmetleri yeniden yapılandırılmalıdır.”