|
Tweet |
“SEÇİM SATIN ALMA GÜCÜYLE KAZANILIR”
Seçimle ekonomik refah arasında doğrudan bir bağ olduğunu belirten Çetinkaya, şu ifadeleri kullandı:
“Seçime gidecekseniz önce refah seviyesini düzgün bir noktaya getirmeniz gerekir.
Refah dediğiniz şey, halkın satın alma gücüdür.
Satın alma gücü artmıyorsa, kağıt üzerindeki iyileşmelerin sandıkta karşılığı olmaz.”
VERGİ REFORMU VE MALİ DİSİPLİN VURGUSU
Ekonomide kalıcı iyileşmenin ancak kapsamlı bir vergi reformu ve güçlü mali disiplinle sağlanabileceğini belirten Çetinkaya, mevcut politikaların hane halkının gerçek sorunlarını çözmekten uzak olduğunu dile getirdi.
“Vergi deyip geçmeyin” diyen Çetinkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sanayiciden küçük esnafa, tüccardan yatırımcıya kadar herkes bu göstergelerden etkilenir.
Vergi politikaları yatırım kararlarını, istihdamı ve yaşam standartlarını doğrudan belirler.
Teorik göstergelerle ekonomi yönetilemez; hane halkının ne yaşadığını doğru analiz etmek gerekir.”
“KAĞIT ÜZERİNDE İYİLEŞME YETMEZ”
Ekonomik iyileşmenin hissedilmesi gerektiğini vurgulayan Çetinkaya, şu değerlendirmede bulundu:
“Kağıt üzerinde ‘ekonomi iyileşti’ demek yetmez.
İnsanların bunu mutfağında, pazarda, faturasında hissetmesi gerekir.
Yaşam standartlarında karşılığı olmayan hiçbir iyileşme güven oluşturmaz.”
ERKEN SEÇİM BEKLENTİLERİNE NET YANIT
Erken seçim tartışmalarına da değinen Çetinkaya, 2027 Kasım beklentilerine temkinli yaklaştığını belirtti:
“Ben seçimlerin, olması gereken 2028 tarihinden en fazla 6 ay önceye çekilebileceğine inanıyorum.
Mevcut iktidar ve Cumhurbaşkanlığı sistemi, kendisine verilmiş 5 yıllık yetkiyi sonuna kadar kullanmak ister.”
Çetinkaya, erken seçim kararının ancak güçlü bir ekonomik iyileşme ve güven ortamı oluşması halinde gündeme gelebileceğini ifade etti.
“GÜVEN TAZELEMEK İÇİN HİSSEDİLEN İYİLEŞME ŞART”
Açıklamasının sonunda Çetinkaya, seçim kararının ekonomik ve siyasal bir mühendislik meselesi olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“İktidar, vatandaş güvenini yeniden kazanabileceğini görürse seçimi erkene alır.
Aksi halde neden alsın?
Ancak bir 5 yıl daha yetki isteniyorsa, bu başka bir siyasi kurguyu gerektirir.”