|
Tweet |
PROMOSYON RAKAMLARI GÜNÜN ŞARTLARINA GÖRE BELİRLENMELİ
Hayat pahalılığı ve çalışanların artan giderleri karşısında geçmiş dönemlerin ekonomik koşullarına göre belirlenen promosyon tutarlarının hızla değer kaybedebildiğini ifade eden Gedik, yeni anlaşmalarda çalışan lehine güçlü bir pazarlık yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Gedik şunları söyledi: “Binlerce çalışanın maaşı yıllarca aynı banka üzerinden ödeniyor. Bankalar açısından bu ciddi bir ekonomik hacim oluşturuyor. Dolayısıyla promosyon görüşmelerinde çalışanlarımızın hakkını en üst seviyede koruyacak teklifler esas alınmalıdır. Günümüz şartlarını karşılamayan rakamların kabul edilmesini doğru bulmuyoruz.”
İHALE SÜRECİ ŞEFFAF OLMALI
Promosyon anlaşmalarında şeffaflığın önemine dikkat çeken Gedik, bankaların tekliflerinin çalışanların ve yetkili sendikal temsilcilerin bilgisine açık olması gerektiğini söyledi.
“Çalışanlarımız hangi bankanın ne kadar teklif verdiğini, sözleşmenin kaç yıllık olduğunu ve hangi şartları içerdiğini bilmelidir. Promosyon süreci kapalı kapılar ardında yürütülecek bir süreç değildir. Çünkü söz konusu olan doğrudan belediye çalışanının ekonomik hakkıdır.”
SENDİKALAR MASADA OLMALI
Promosyon görüşmelerinde çalışanların temsilcilerinin karar süreçlerine dahil edilmesi gerektiğini vurgulayan Gedik, yalnızca yüksek promosyon tutarının değil, bankacılık hizmetlerinin koşullarının da dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Gedik, “Sendikalar çalışan adına masada bulunmalı, teklifleri değerlendirmeli ve personelin beklentilerini doğrudan bankalara aktarmalıdır. Maaş müşterisinden alınabilecek ücretler, kredi ve ek hesap koşulları, ATM erişimi ve diğer bankacılık hizmetleri de anlaşmanın bütününde değerlendirilmelidir” dedi.
“ÇALIŞANIN HAKKI PAZARLIK KONUSU YAPILMAMALI”
Ekonomik şartların çalışanların bütçesini her geçen gün daha fazla zorladığını ifade eden Gedik, belediye yönetimlerine de çalışanların lehine hareket etme çağrısında bulundu.
“Belediye emekçisi alın teriyle kazandığı maaşını bankaya taşıyor. Bunun karşılığında ortaya çıkan ekonomik değerin çalışana mümkün olan en güçlü şekilde dönmesi gerekir. Promosyon anlaşmalarında öncelik kurumun ya da bankanın değil, çalışanın menfaati olmalıdır.”
“PROMOSYON EMEKÇİNİN CEBİNE EKSİKSİZ GİRMELİ”
Tüm Yerel-Sen olarak promosyon süreçlerinin takipçisi olacaklarını belirten Serhat Gedik, sözlerini şöyle tamamladı:
“Talebimiz açık ve nettir. Rekabetçi bir ihale yapılmalı, mümkün olan en yüksek teklif alınmalı, süreç şeffaf yürütülmeli ve çalışan temsilcileri masada bulunmalıdır. Promosyon bedeli hiçbir kesintiye uğramadan doğrudan çalışanın hesabına yatırılmalıdır. Belediye çalışanının ekonomik değerinden doğan kazanç yine belediye çalışanına dönmelidir. Promosyon emeğin hakkıdır ve bu hakkın sonuna kadar korunması gerekir.”