|
Tweet |
Avrupa’daki seçim sistemlerini örnek gösteren Karaboğa, siyasetin bireysel talepler üzerinden değil; projeler ve programlar üzerinden yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Karaboğa, “Kapı kapı dolaşılıp kişisel beklentiler oluşturulan bir siyaset anlayışını doğru bulmuyorum. Siyaset; sosyal medya, televizyonlar ve planlı mahalle toplantılarıyla, herkesin eşit şekilde projeleri dinleyebildiği bir zeminde yapılmalı,” ifadelerini kullandı.
“SEÇMEN TALEP DEĞİL, PROGRAM GÖRMELİ”
Seçim dönemlerinde oluşan beklenti siyasetinin Türkiye’ye zarar verdiğini belirten Karaboğa, vatandaşın kişisel çıkar değil, ülke ve ilçe vizyonu üzerinden tercih yapması gerektiğini dile getirdi. “Milletimiz kimin ne vaat ettiğini, hangi planı sunduğunu açıkça görmeli. O doğrultuda oyunu vermeli. Bu, demokrasinin ruhuna daha uygundur,” dedi.
“TÜRKİYE İLE AVRUPA ARASINDA CİDDİ BİR SİYASAL KÜLTÜR FARKI VAR”
Türkiye ile Avrupa arasındaki siyasal kültür farkına dikkat çeken Karaboğa, birebir temasın Türkiye’de neredeyse zorunlu bir beklentiye dönüştüğünü söyledi. “Bizde siyaset, illa yüz yüze temas üzerinden yürüyor. Bu artık yerleşmiş bir alışkanlık. Oysa dünyada bunun çok farklı örnekleri var,” değerlendirmesinde bulundu.
“GÜVEN MESELESİ, SİSTEMİN TEMELİDİR”
Seçim güvenliği konusuna da değinen Karaboğa, Amerika’daki posta yoluyla oy kullanma sistemini örnek göstererek, Türkiye’de bu tür uygulamaların henüz mümkün görünmediğini ifade etti. “Türkiye’de güven meselesi çok hassas. Bu da sistemin dönüşmesini zorlaştırıyor. Ama güveni tesis etmeden demokrasiyi güçlendiremeyiz,” şeklinde konuştu.
“TOPLUMSAL BİLİNÇ VE KURUMSAL YAPI ŞART”
Aynı zamanda bir sivil toplum kuruluşunun kurucu başkanlığını yürüttüğünü hatırlatan Karaboğa, siyasetin yalnızca partilerle değil, toplumun tüm dinamikleriyle birlikte güçleneceğini söyledi. Kurumsal yapılar, şeffaflık ve bilinçli seçmen vurgusu yapan Karaboğa, “Demokrasi, alışkanlıklarla değil; bilinçle büyür,” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.