|
Tweet |
DOĞA VE SU KAYNAKLARI RİSK ALTINDA
İl Başkanı Erden Köybaşı, Madra Dağı’nın yalnızca Balıkesir için değil, tüm bölge için hayati öneme sahip olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Madra Dağı; su kaynaklarıyla, orman varlığıyla, tarımı ve hayvancılığı besleyen ekosistemiyle bu bölgenin yaşam damarlarından biridir. Kapasite artışı adı altında yürütülen bu proje, doğayı daha fazla tahrip edecek, toprağı, suyu ve havayı geri dönülmez biçimde kirletecektir.”
Köybaşı, ÇED sürecinin sivil toplum temsilcileri salondan çıkarıldıktan sonra devam etmesinin kamu vicdanını zedelediğini belirterek, sürecin şeffaflıktan uzak yürütüldüğünü ifade etti.
BU SÖMÜRGE MADENCİLİĞİDİR
Köybaşı açıklamasında “Hep söyledik yine tekrar ediyorum Siyanür ile maden ayrıştırması açık hava kimya fabrikası çalıştırmaktır.
Bu şekilde yapılan altın madenciliği sömürge madenciliğidir AB de yasaklanmıştır, ne yazık ki ülkemizde uygulanan madencilik yıllarca Afrika'da uygulanan sömürge madenciliğidir vahşi madenciliktir.
Böyle ilkel madencilik derhal tamamen yasaklanmalıdır. İliç te yaşanan felaket ten ders alınmalıdır
Doğa ve çevre katliamının dışında bu felaketin de Madra dağında, Türkmen dağında, Sarıalanda yaşanması an meselesidir.
İnsan-çevre-maden sıralaması olmayan hiç bir maden faaliyetine izin verilmemeli var olanlar iptal edilmelidir.” dedi
HALKIN İRADESİ YOK SAYILAMAZ
Çevre örgütlerinin ve bölge halkının tüm itirazlarına rağmen projeye onay verilmesini kabul etmediklerini dile getiren Köybaşı, “Balıkesir halkının iradesi yok sayılarak alınan hiçbir karar meşru değildir. Madra Dağı’nda yaşayan köylülerin, çiftçilerin, gençlerin geleceği birkaç şirketin kâr hırsına feda edilemez” dedi.
Köybaşı, ÇED kararının ilan sürecinin takipçisi olacaklarını ve hukuki tüm yolların kullanılacağını belirtti.
MADRA DAĞI SAHİPSİZ DEĞİLDİR
CHP Balıkesir İl Başkanı Erden Köybaşı açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bu karar sadece bir kapasite artışı kararı değildir; bu karar, doğanın yok edilmesine göz yummaktır. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak Madra Dağı’nın, suyumuzun, toprağımızın ve geleceğimizin sonuna kadar savunucusu olacağız. Madra Dağı sahipsiz değildir.”