|
Tweet |
Beşli, işçinin işverene, memurun amirine, yöneticinin üst makama hatasını açıkça söyleyemediği bir yapının sağlıklı olamayacağını belirterek, “Hata karşısında susan değil, doğruyu söyleyen bir toplum olmalıyız. Bizim medeniyetimizde yanlış karşısında susmak değil, hakkı ve hakikati dile getirmek vardır” dedi.
Hazreti Ömer örneğine atıfta bulunan Beşli, yöneticilerin eleştiriye açık olması gerektiğini vurguladı. “Bir lider hata yaparsa bunu söyleyebilecek cesarette insanlar olmalı. Adalet ve istişare geleneği bizim tarihimizde var. Bugün eksik olan budur” ifadelerini kullandı.
İNANÇ VE EĞİTİM VURGUSU
Toplumda cesaret, doğruluk ve adalet bilincinin ancak sağlam bir eğitimle kazanılabileceğini belirten Beşli, “İman ve dürüstlük temelli bir eğitim olmadan güçlü bir toplum inşa edemeyiz. Sözümüz ile eylemimiz bir olmalı” dedi.
Beşli, ahlak ve maneviyatın yalnızca bireysel ibadetle sınırlı olmadığını, toplumsal hayata da yansıması gerektiğini ifade ederek, “Gerçek inanç, adaletle, doğrulukla ve cesaretle kendini gösterir” şeklinde konuştu.
GÜÇLÜ TOPLUM İÇİN GÜÇLÜ KARAKTER
Toplumun özgüvenini kaybetmemesi gerektiğini dile getiren Beşli, “Mahzun olmayın, gevşemeyin. Eğer inançlı ve kararlı olursak üstünlük bizimdir. Bu bilinç yeniden tesis edilmelidir” dedi.
Yeniden Refah Partisi Yavuzeli İlçe Başkanı Arif Beşli, Türkiye’nin hem ekonomik hem toplumsal olarak yeniden ayağa kalkmasının yolunun ahlaklı, cesur ve eğitimli nesiller yetiştirmekten geçtiğini belirterek, “Doğruyu söyleyebilen, adaletle hareket eden bir toplum inşa etmeliyiz” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.