|
Tweet |
Yalçın, Türkiye İttifakı çatısı altında iktidara geldiklerinde valilik ve kaymakamlık sistemini kaldıracaklarını ifade ederek, bu görevlerin halk tarafından seçilen yöneticiler eliyle yürütüleceğini söyledi. Yalçın, “Almanya’da valilik yok, kaymakamlık yok. Halk seçiyor. Belediye başkanı var, büyükşehir belediye başkanı var. Seçilen yönetici bilir ki dört yıl hizmet etmezse halk onu yeniden seçmez. Biz de bu sorumluluk duygusunu Türkiye’ye getireceğiz” dedi.
Mevcut yapının hesap verme zorunluluğu taşımadığını savunan Yalçın, atanmış yöneticilerin kamu kaynaklarıyla ayrıcalıklı bir yaşam sürdüğünü ileri sürdü. Yalçın, “Lojmanlar bedava, yediği içtiği bedava. Böyle bir düzende hizmet üretme kaygısı kalmıyor. Halk geçim derdindeyken, kamu yöneticileri ayrıcalık içinde yaşıyor” ifadelerini kullandı.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bugün çok dar bir kesimin refahını ayakta tutmak için çalıştırıldığını savunan Yalçın, “Bu ülkede yüz bin kişinin ultra lüks yaşaması için bir sistem kurulmuş durumda. Halk bunu artık görüyor ve biliyor” dedi.
Ekonomik tabloya dikkat çeken Yalçın, milyonlarca vatandaşın borç sarmalına sürüklendiğini belirterek, “Telefon borcu, elektrik borcu, mazot borcu, çiftçi borcu… Evini geçindiren, çocuğunu evlendiren herkes borçlu. Biz bu düzeni kaldıracağız. Kimse borçlanmak zorunda kalmayacak” diye konuştu.
Amaçlarının vatandaşı yoksulluğa mahkûm etmek değil, güvenli bir yaşam zemini oluşturmak olduğunu vurgulayan Yalçın, “Herkes ayağını yorganına göre uzatacak ama o yorgan sıcak olacak. Üzerinde fırtına olmayacak, belirsizlik olmayacak” ifadelerini kullandı.
Mevcut sistemin hizmet üretmediğini, nitelikli insan gücünü ise yurt dışına ittiğini savunan Yalçın, “Öğrencilerimiz, doktorlarımız, uzmanlarımız ülkeyi terk etmek için çare arıyor. Bir doktor, bir cerrah, bir profesör kolay yetişmiyor. Bu beyin göçü tesadüf değil, sistemin sonucudur” dedi.