|
Tweet |
“17 AĞUSTOS’UN ACISI HÂLÂ HAFIZAMIZDA”
17 Ağustos 1999’un Türkiye tarihinin en acı günlerinden biri olduğunu belirten Aydoğmuş, aradan geçen 27 yılın yaşanan felaketten çıkarılması gereken dersleri unutturmaması gerektiğini ifade etti.
Aydoğmuş şunları söyledi:
“17 Ağustos gecesi binlerce insanımızı kaybettik, on binlerce vatandaşımız yaralandı, aileler dağıldı, evler ve iş yerleri yıkıldı. Milletimizin hafızasında derin izler bırakan bu büyük felakette hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum. Onları unutmadık, unutmayacağız.”
“DEPREMİN EKONOMİK BEDELİ DE ÇOK AĞIRDIR”
Mali müşavir kimliğiyle afetlerin ekonomik sonuçlarına da dikkat çeken Aydoğmuş, bir depremin yalnızca binaları değil, şehirlerin ekonomik ve sosyal hayatını da derinden etkilediğini belirtti:
“Depremde kaybedilen bir canın hiçbir maddi karşılığı yoktur. Bunun yanında yıkılan iş yerleri, duran üretim, kaybolan istihdam, zarar gören altyapı ve yeniden inşa için gereken kaynaklar ülke ekonomisine çok ağır yükler getiriyor. Bu nedenle afetlere hazırlık için yapılan harcamaları bir maliyet olarak değil, geleceğimizi koruyan bir yatırım olarak görmek zorundayız.”
“TEDBİRE AYRILAN HER KAYNAK GELECEĞİ KORUR”
Afet meydana geldikten sonra ortaya çıkan ekonomik kayıpların, önceden alınacak tedbirlerin maliyetinden çok daha büyük olabileceğini ifade eden Aydoğmuş şöyle devam etti:
“Riskli yapıları zamanında dönüştürmek, denetimi eksiksiz yapmak, altyapıyı güçlendirmek ve afet planlarını hazırlamak için kaynak ayırmak zorundayız. Bugün tedbirden tasarruf ettiğimizi düşünürsek yarın bunun bedelini çok daha ağır ödeyebiliriz. Kamu kaynaklarının planlanmasında insan hayatını ve afet güvenliğini öncelik hâline getirmeliyiz.”
“ESNAF VE İŞLETMELER İÇİN DE AFET PLANLARI OLMALI”
Aydoğmuş, afetlere karşı ekonomik dirençliliğin artırılması gerektiğini belirterek özellikle küçük işletmelerin korunmasına dikkat çekti:
“Bir deprem sonrasında esnafımızın kepenk açamaması, işletmelerin üretime dönememesi ve çalışanların işsiz kalması ekonomik zincirin tamamını etkiler. İşletmelerimizin afet planlarının hazırlanması, önemli mali ve ticari kayıtların güvenli şekilde korunması ve afet sonrasında ekonomik hayatın hızla ayağa kaldırılmasını sağlayacak mekanizmaların önceden oluşturulması gerekir.”
“İNSAN HAYATI BÜTÜN HESAPLARIN ÜZERİNDEDİR”
Ömer Aydoğmuş sözlerini şöyle tamamladı:
“Biz mali müşavirler rakamlarla, bütçelerle ve hesaplarla çalışıyoruz. Ancak söz konusu insan hayatı olduğunda hiçbir hesabın can güvenliğinin önüne geçemeyeceğini çok iyi biliyoruz. 17 Ağustos bize tedbirin maliyetini değil, ihmalin bedelini düşünmemiz gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, yakınlarına ve aziz milletimize bir kez daha başsağlığı diliyorum. Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten muhafaza eylesin.”